Tarih: 17 Eylül 2020

Gösterim: 723

Üniversitemiz Tarafından “Bandırma Vapuru’ndan Son Kurşun’a Milli Mücadele’de Bandırma” Konulu Panel Düzenlendi

Üniversitemiz tarafından “Bandırma Vapuru’ndan Son Kurşun’a Milli Mücadele’de Bandırma” konulu panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Özdemir’in üstlendiği panele Milli Savunma Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bünyamin Kocaoğlu, Balıkesir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zeki Çevik ve Üniversitemiz öğretim üyesi Doç. Dr. Cemile Şahin konuşmacı olarak katıldı. Üniversitemizin Youtube kanalından canlı olarak yayınlanan panelde Kurtuluş Savaşı yıllarında Bandırma ve bölgemizde yaşananlara ışık tutacak çok önemli bilgiler paylaşıldı. 

Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Özdemir, günün anlam ve önemini belirterek Bandırma’nın düşman işgalinden kurtuluşu ve aynı zamanda Üniversitemizin ismine de kaynaklık eden 17 Eylül tarihiyle ilgili önemli paylaşımlarda bulundu. Üniversitemizin her yıl eğitim-öğretim dönemine 17 Eylül’de başladığını ve yine her yıl bu tarihte Üniversitemiz tarafından Bandırma ve Çevresi Sempozyumu düzenlendiğini; ancak bu yıl covid-19 salgını nedeniyle bu geleneğin bozulduğunu ifade eden Rektörümüz, bu önemli tarihte yine bir etkinlik yapmak istediklerini ve bu yüzden bu panel vesilesiyle kıymetli hocalarımızla bir araya geldiklerini söyledi. 

Panelin moderatörü olan Rektörümüz Prof. Dr. Süleyman Özdemir’den sözü ilk olarak alan Prof. Dr. Bünyamin Kocaoğlu; “Milli mücadele çok önemli bir dönem ve çok zor bir süreçtir. Bir savaşın devamıdır. Bunun altını çizmek isterim. Trablusgarb’tan beri savaşan bir millete, 7 yıldır savaşan bir millete gelin bu ülkeyi kurtaracağız demek çok zordu. Bu ancak anlayacak bir millete söylenebilir. Bizim milli mücadelemiz dünyada tektir, canını ortaya koymuş bir milleti, şu Ortadoğu coğrafyasında bulamıyoruz. Dolayısıyla milli mücadelenin en kutsal tarafı, milletin ortaya koyduğu cesarettir. Milli mücadele büyük teknolojilerle kazanılmadı, inanarak kazanıldı, inançla kazanıldı. Bizim milletimizi bilen, toprağını ve vatanını namus olarak kabul ettiğimizi bilen herkes bilir bunu. Ve bu ruh, bu kültür devam ediyor. 15 Temmuzda da hain darbe girişiminde bulunuldu.  Ama en zor şartlarda bile ayakta kalıyor bu devlet. 15 Temmuzda da yine ayakta kaldık. Bu coğrafya İslam için de çok önemli. O yüzden tarih boyunca zor günler yaşayarak canını ortaya koyan, bugün vatanımızda rahat yaşamamıza vesile olan, başta Mustafa kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle yâd ediyorum” şeklinde konuştu. 

Panelde ikinci konuşmacı olarak sözü alan Prof. Dr. Zeki Çevik de; “Milli mücadelemiz tüm dünyaya örnek olan, olmaya da devam edecek bir olaydır. 1. Dünya savaşında bizimle beraber mücadele eden diğer tüm devletler yapılan anlaşmalara boyun eğmişlerdir. Bir tek Türk milleti buna boyun eğmemiştir. O dönemde 7-8 milyon nüfusumuz var, çoğunluğu zaten kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan bir toplum var. En kötü tarafı okumuşlarımızın çoğu kazanacağımıza inanmamaktadır, zaferden ümitsizdir. Böyle bir durumda kazanmak gerçekten çok zor. Müdafaa-ı hukuk bu mücadelenin ruhudur. Ana yapısı ve iskelesi kongreler ile kongrelerde alınan kararlardır, vurucu gücü ise Kuvayı millîyedir.” dedi. Balıkesir ve Bandırma’nın o dönemdeki öneminden bahseden Prof. Dr. Zeki Çevik, 16 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edildiğini bildiren telgrafın Balıkesir’e ulaştığını, halkın telgrafı ağlayarak dinledikten sonra toplantı yaptığını ve milli mücadele için hazırlandığını dile getirdi. Yunanlıların Bandırma ve çevresinde çok büyük zulümler yaptığını, çok fazla kan döküldüğünü, Bandırma’nın %90’ının Ermeni ve Rumlar tarafından yakıldığını, 8 köyün yıkıldığını belirtti. Tüm zorluklara rağmen düşmana fırsat verilmediğini ve aslında son düşmanın İzmir’den değil Bandırma’dan denize döküldüğünü söyleyen Çevik de, milletimizin düşmanla mücadele için her zaman kendini öne atacak kadar cesur olduğunu ve bu cesareti 15 Temmuzda bir kez daha görmüş olduğumuzu belirterek sözlerini Atatürk ve tüm şehit ile gazilerimize şükran ve minnet duyduğunu ifade ederek tamamladı.

Panelde son olarak söz alan Üniversitemiz öğretim üyesi Doç. Dr. Cemile Şahin de; “Yunan işgal güçleri açısından, Bandırma’nın neden bu kadar dikkatleri üstüne çeken bir bölge olduğunu anlatmak istiyorum. Özellikle jeopolitik açıdan Bandırma’yı cazip hale getiren sebepler var. Bilindiği gibi Marmara’da yer alıyor, dolayısıyla İstanbul, Bursa, Çanakkale’ye ulaşım imkânları var ve ayrıca doğal bir limana sahip. Bunlar Bandırma’nın tarih boyunca cazip bir yer olmasını sağlamıştır. Yunanlılar açısından çok önemli bir konumda yer almıştır. Çünkü köprübaşı vazifesi görmektedir. Bu yüzden bu bölgeyi ele geçirmek istemişlerdir. Anadolu’ya ilerleyebilecekleri bir bölge olması da önem kazanmasının sebeplerinden birisidir. Bu sebepler tarih boyunca bu bölgeye ağır yükler getirmiştir. Milli Mücadele döneminde en ağır bedeller ödeyen yerdir. Ayrıca kozmopolitik açıdan önemli bir yapısı var. Bölgede yaşayan gayri Müslimler Ermeni ve Rum-Yunan kuvvetlerine katılmış, bir kısmı da çete kurarak onların yanında yer almıştır. O yüzden bu bölgede düşman güçlenmiş, çok büyük mücadeleler verilmiştir. Yıllardan beri zorluklarla mücadele eden bir millet olarak geçmişte yapılmış hatalardan ders alınmasını, hep birlikte güçlü bir Türkiye olarak devam edebilmeyi diliyorum. İnşallah, Allah bizlere o günleri bir daha yaşatmasın diyerek sözlerime son vermek istiyorum.” şeklinde konuştu.  

Son derece kıymetli bilgilerin paylaşıldığı panelimizi canlı yayında izleme imkânı bulamayanlar, Üniversitemizin Youtube kanalından videosunu izleyebilirler.


Fotoğraflar